Anadolu Efes Analizi


                                             

 Bu yazımızda Turkish Airlines Euroleague de bulunan ve ülkemizi temsil eden temsilcimiz Anadolu Efes’i artıları ve eksikleri üzerinden yorumlayıp değerlendireceğiz. Umarım siz okurlarımıza yararlı ve faydalı bir yazı olur.

Öncelikle Anadolu Efes’e baktığımızda en büyük artılarının başında takımdaki oyuncu grubunun korunmuş olması geliyor. Ayrıca takımın kimyasının korunmuş olmasından dolayı Anadolu Efes yönetimi de büyük bir alkışı hak ediyor. Çünkü geçen sene hem Türkiye İNG Basketbol Liginde şampiyon olup hem de Turkish Airlines Euroleague’de neredeyse büyük bir başarı ele edecekti. Oyuncu grubunun korunması Anadolu Efes’e oyun içerisinde çok fazla fark yaratıyor. Çünkü Anadolu Efes tempolu oynamayı seven, zaman zaman savunma da çok iyi işler yapabilen, oyuncularına bazı noktalarda özgürlük tanıyan ve yaratıcılıklarını sergilemesine izin veren bir yapıya sahip. Bu bahsettiğimiz durumlar oyuncu grubunun birbirini yakından tanıması ve size maximum verimi vermek ile birlikte her oyuncudan etkili bir şekilde verim almanızı da sağlıyor. Oyuncu grubunun korunmuş olması her oyuncunun birbirini tanımasına ve takım arkadaşlarının nerede ne yapacağını veya nasıl hareket edeceğini bilmesine yardımcı oluyor. Buda yukarıda bahsettiğim gibi takımın oyununu yukarı çekiyor. Tabi ki buna ek olarak karşılaştığı bazı takımların böyle bir yapıda olmamaları ya da bu tür bir yapıya yeni başlamış olmaları da Efes’e oyun içerisinde büyük bir artı olarak hanesine yazılıyor.

Efes’in bir diğer göze çarpan artısı kesinlikle oyuncu kadrosunda bulunan kaliteli ve tecrübeli oyuncular. Özellikle guard rotasyonunda sahip olunan derinlik ve kalite Efes’e çok büyük bir yarar sağlıyor. Son 1.5-2 yılda performans olarak inanılmaz seviye de olan Micic-Larkin gibi bir guard ikilisine sahipler ve bu mücadele ettikleri liglerde pek de rastlanan bir durum değil. Bu ikilinin dışında ellerinde savunma yönü çok iyi olan ancak hücumda biraz sınırlı olan D.Balbay, R.Beaubois gibi skorer bir şutör guard, K.Simon gibi her ne kadar bir forvet olsa da oyun içinde guard gibi oyun kurup top taşıyabilen ve aynı zamanda skor üretebilen bir tecrübeli oyuncuya da sahip durumdalar. Bu kadar kaliteli ve kilit açıp oyun kurma, topu yönlendirme konusunda iyi olan oyunculara sahip olduğunuzda rakibiniz için hücumda sıkıntı yaratmak da pek fazla zorlandığınız söylenemez. Guard rotasyonu dışına gelirsek forvet ve pivot pozisyonlarında da bir o kadar iyi oyunculara sahipler. Ellerinde tam bir görev adamı olan J.Anderson, takıma ribaund ve 3 sayı çizgisi gerisinden katkı verebilen A.Moerman, pota altını tamamen karartabilen B.Dunston, savunmanın bel kemiklerinden birisi olan ve pozisyonu forvet (4 Numara) olmasına rağmen oyun aklı ve pozisyon bilgisi yüksek olan bir C.Singelton, çok uzun olmasına rağmen pozisyonuna göre çok iyi bir şutör olan T.Pleiss gibi oyunculara da sahipler. Bu yazdığım isimler sahaya çıkan ilk 5 için isimleri değişebilen ve ana rotasyonda olan isimler ancak Efes’in kenardan gelen ve mücadele anlamında çok büyük katkılar veren oyunculara da sahip olması çok değerli. Bu kenardan gelen isimlerin başında S.Şanlı şüphesiz dikkat çeken ilk isimlerden birisi. Gerek savunmaya koyduğu enerji gerekse hücumda pota altında, orta mesafede ya da çok istikrarlı olmasa da 3 sayı gerisinden de tehdit edebiliyor. Böyle bir kenar oyuncusunu hemen hemen her takım ister. Buna ek olarak B.Tuncer ise guard noktasında kenardan gelen bir diğer oyuncu. Oyun zekasını son derece beğendiğim bir oyuncu. Efes’e geldiği dönemde şutları çok istikrarlı olmasa da çalışarak bu sorunu da ortadan kaldırmış durumda ancak koçun tercihi dolayısıyla genellikle Türkiye İNG Basketbol Liginde daha fazla süre verilen bir oyuncu kendisi. Ve son olarak ise D.Musa. Kendisi gerçekten potansiyeli son derece yüksek olan, oda K.Simon gibi forvet olmasına rağmen topla ilişkisi gayet iyi olan D.Musa kendisine pozisyon yaratma, topla oynama, topu ileri taşıma ve oyun kurma noktasında etkili olabilen bir oyuncu. Kendisini kenardan gelenler listesine ekleme sebebim tabi ki de takıma yeni katılmış olması. Kendisi de bunun farkında ki takımda kendisine bir rol aramakta ve bulduğu zaman da ise rolünü son derece iyi yapabilecek bir oyuncu.

Şu ana kadar Efes’in iyi bir oyuncu kadrosuna sahip olduğundan bahsettik. Efes’in oyun yapısına gelecek olursak yukarıda yazılanlara bakıldığında Efes’in oyun şemasında tepede bulunan olgunun hücum olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat Efes’in oyun yapısındaki en tepedeki olgu kesinlikle SAVUNMA. Anadolu Efes savunma yaptığı zaman inanılmaz zor bir takım olmak ile birlikte hücumda bulunan çok fazla varyasyon ile diğer takımları darmadağın ediyor. Buna ek olarak savunma kısmında takımdaki çoğu oyuncunun fiziksel oyuna yatkın olması ve takımın rakiplerine göre size(kalıp) olarak biraz daha yukarıda olması savunmalarına büyük bir artı getiriyor. Ancak Efes’in en büyük motivasyonu oyuncular oyunu oynarken birlikte oynamaktan zevk alıyorlar. Bu da onların potansiyelini daha yukarı çekmek ile beraber daha motive, daha saldırgan ve bitmek bilmez bir enerji ile oynuyorlar. Bu noktada en büyük tebrik ve alkışı başta koç E.Ataman ve ekibi almalı. Yaratmış oldukları düzen ve hiyerarşi çok iyi olmakla ile birlikte bu kadar kaliteli ve değerli oyuncu grubunun egolarını kontrol edebilmek takdire şayan bir durum. Aynı zamanda bu tür oyuncuları savunmaya ikna edebilmek oynanan veya oynanacak oyuna inanmalarını sağlamak iyi bir koç ve ekibi sayesinde olabilir. Her ne kadar hücum gücü yüksek olan bir takımdan bahsetsek bile belli bir plan içerisinde kullanılamayan bu güç bir süre sonra sizi yok etmeye itebilir. Koç E.Ataman ise bu durumu çok güzel ve dengeli bir biçimde yönetebiliyor ve oyuncu grubunu çok iyi bir şekilde anlayabiliyor. Bundan dolayı da Efes’in bir diğer artısı ise koç ve antrenör ekibi kesinlikle diyebiliriz.

Efes’in kritik olan bir diğer artısı Micic-Larkin dengesi. İnanılmaz bir biçimde bu iki oyuncu oyun içerisinde birbilerine gerekli noktalarda sahneyi bırakmaktan hiç geri kalmıyorlar. Hatta birlikte oynadıkları dönemden beri ikili arasında ego savaşları hiç olmadı diyebiliriz. İki oyuncuda birbirlerinin alanlarına girmeyip saygı göstererek ve karşılıklı olarak işlerini kolaylaştırarak oynamayı tamamen benimsemiş durumdalar. Bu böylesine takımında yıldız olan ve hatta aynı pozisyonda oynayan oyuncular için pek alışılagelmiş bir durum değildir. Ancak dışarıdan bakıldığında hiçbir sorun gözükmemekle birlikte bundan keyif aldıklarını söyleyebiliriz.

Anadolu Efes’in şu ana kadar hep artılarından oyun içindeki iyi ve pozitif yanlarından bahsettik. Birazda eksi ve iyi olmayan yanlarından bahsetmeye başlayalım.

Efes’te en büyük sorunlardan birisi konsantrasyon. Özellikle bu dönem şahsen gözlemlediğim bir olay olan bu durum Efes’in son derece canını yakmış durumda. Sezon başında özellikle Turkish Airlines Euroleague de konsantrasyon kayıplarından dolayı büyük sıkıntı yaşadılar. Oyun içerisinde bu kayıplardan dolayı çok fazla git gel yaşandı ve bu da takıma o dönemde zarar verdi. Bu konsantrasyon kaybının temel nedeni kendi fikrimce sakatlıktan dönen S.Larkin’in takıma dönmesi ve eski formunu bulmasının biraz uzun sürmesi yatıyor. Takım onun formunu tekrardan kazanması için gerekli alan ve süreyi kendisine verdi. Fakat Larkin’in eski oynadığı seviyeye çıkması biraz zaman aldı. Bu süreçte özellikle Micic’e çok fazla yük binmesinden dolayı oda bazı noktalar da yanlış kararlar verdi ki bu Turkish Airlines Euroleague gibi bir ligde çok normal bir durum. Çünkü bu ligde takımlar zayıf olduğunuz her hangi bir bölge keşfeder ise orayı kullanmaktan asla çekinmez. Yukarıda yazıda bahsettiğim gibi diğer guard oyuncuları Efes’te sezona biraz formsuz girmişti.( R.Beaubois)Bundan dolayı o noktada bazı sıkıntılar yaşandı.

Efes’teki diğer bir sıkıntı ise sezon içerisindeki sakatlıklar ve Covid-19 gibi durumlara takılan oyuncular olmasıydı. Tabi ki bu durum sadece Efes için olmadı. Diğer takımlarda bu durumdan son derece etkilendi fakat Efes gibi birlikte hareket eden bir oyun yapısına sahip olan takımlarda oyunculardan birden fazlasının eksilmesi ya da formunu kaybetmesi böyle sıkıntılı süreçlere sizi sokabiliyor.

Şu anda gelinen nokta da Efes son derece formda ve mücadele ettiği her iki kulvarda da şampiyonluğun en büyük adaylarından. Umarız tüm sezonu sakatlıklar ve Covid-19 sürecine takılmadan, sekteye uğramadan dolu dizgin yollarına devam ederler. Umarız Turkish Airlines Euroleague kupasını ülkemize getirebilirler. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar