Futbolun 'Peri Masalları' - Bölüm 4

 

Bize ilham veren hikayeleri dünyanın dört bir yanında bulmak mümkün. Bu ‘Peri Masal’ları futbol sevgisini yükselten ve dinlemekten zevk duyacağımız olayları da barındırıyor. Gelin 4. bölümde hangi takım nasıl başarmış görelim.  

2007/08 FA Cup – Portsmouth


Portsmouth, 07/08 sezonu öncesi takıma Sylvain Distin, Glen Johnson, Lass Diarra, Papa Diop, Mvuemba, Muntari, John Utaka ve David Nugent’ı katarak kaliteli bir kadro yapısı kurdu. Kış transferinde Jermain Defoe ve Milan Baros kadroya katarak Portsmouth tarihinin en iyi kadrolarından birini kurdu. Teknik Direktör Harry Redknapp’in elinde başarabileceği bir kadro kuruldu.

Sezona parlak giriş yapamayan Portsmouth, ilk 5 maçta 1 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak 5 puan toplayabildi. Sonraki 11 haftada ise 7 galibiyet ve 4 beraberlik alarak namağlup seri çıkaran Portsmouth, bir anda Premier Ligi’nde 5. sıraya yükseldi. Bu galibiyetlerin içinde 8. haftada oynanan ve 7-4 biten Reading maçı da vardır. Bir anda sonraki 5 haftada 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 3 mağlubiyet alan Portsmouth, 0-2 kazanılan Reading maçı sonrası FA Cup macerasına da başladı.

FA Cup’a üçüncü turdan katılan Portsmouth, Championship ekibi Ipswich Town deplasmanında kupaya merhaba dedi. Oyuna ikinci yarı giren David Nugent, 6 dakika sonra galibiyet golünü attı. Defans arkasına gönderilen uzun topa hareketlenen Nugent, kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu ağlara göndermeyi başardı. Maçı 10 kişi tamamlayan rakibini eleyerek dördüncü tura yükseldi.

FA Cup’ın dördüncü turunda Portsmouth, kendi evinde Championship ekibi Plymouth Argyle’ı konuk etti. Konuk ekip Chris Clark ile öne geçse de Portsmouth, Lass Diarra ve Kranjcar’ın golleriyle geriden gelip 2-1 kazanmasını bildi.

Ligde ise ard arda Manchester United, Chelsea ve Bolton maçlarına çıkan Portsmouth, zorlu fikstürde United’a yenildi, Chelsea ile berabere kaldı ve Bolton’u yendi. 7. sırada kendini bulan Portsmouth, UEFA kupalarına katılmanın hesaplarını yaptı. O sırada FA Cup’ta beşinci tur maçları geldi.

FA Cup’ın beşinci tur maçında Preston North End deplasmanına çıktı. Zorlu maçta son dakikalara kadar gol çıkmadı. Maçın duraklama dakikalarında Portsmouth’un kullandığı kornerde Darren Carter, çıkan karambolde topu kendi ağlarına göndererek maçın tek golünü buldu. Portsmouth, son dakikada bulduğu golle çeyrek finale çıkmayı başardı.

FA Cup çeyrek finalinde İngiliz devi Manchester United ile eşleşen Portmsouth, Old Trafford deplasmanında zorlu bir 90 dakikaya çıktı. Ev sahibi United, etkili ve tehlikeli pozisyonlar çıkarsa da topu bir türlü ağlarla buluşturamadı. Maçın son dakikalarına girdiğimizde korner dönüşü hızlı atağa çıkan Portsmouth’ta Milan Baros, United kalecisi Tomasz Kuszczak tarafından yere düşürülerek penaltı kazandı. Kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakan Tomasz Kuszczak, eldivenlerini Rio Ferdinand’a emanet ederek maçı terk etti. Muntari’nin sert şutunda doğru köşeyi bulsa da müdahale edemeyen Ferdinand golü önleyemedi. Maçın geri kalanında da gol sesi çıkmayınca Portsmouth, zorlu deplasmandan galibiyetle çıkarak yarı finale yükselmeyi başardı.

Ligde ise çıktığı 4 maçtan 3 galibiyet ve 1 mağlubiyet alarak 6. sırada UEFA kupalarına gitmeye oldukça yaklaştı. Fakat taraftarın odağı daha çok United galibiyetinden sonra FA Cup’a döndü.

FA Cup yarı finalinde Championship ekibi West Bromwich Albion’la Wembley Stadı’nda karşı karşıya geldi. İlk yarı golsüz bitti. İkinci yarının başlarında defans arkasına atılan uzun topla oluşan atakta karambolden seken top Nwankwo Kanu’nun önünde kaldı ve boş kaleye attığı golle takımını 1-0 öne geçirdi. Maçın kalanında West Bromwich Albion etkili pozisyonlar çıkarsa da Portsmouth, geride hata yapmadı ve maçı gol yemeden bitirerek finale çıkmayı başardı. 1939’dan sonra ilk defa finale kalan Portsmouth, finalde rakibi Galler ekibi Cardiff City oldu.

Portsmouth, finale kaldıktan sonra ligde çıktığı son 6 maçta 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyet alarak ligi görece kötü bitirdi. Mağlubiyetlerin hepsi son 4 haftada geldi. Ligi 57 puanla 8. sırada bitirdi ve UEFA kupalarına bilet alamadı. UEFA kupasına gitmek için son umut FA Cup’ı kazanmak olacaktı.

Bir diğer sürpriz Championship ekibi Cardiff City ise Portsmouth gibi üçüncü turdan kupaya giriş yaptı. Sırasıyla Chasetown’u 1-3, Hereford United’ı 1-2, Wolverhampton Wanderers’ı 2-0, Middlesbrough’u 0-2 ve Barnsley’i 0-1 geçerek finale kalmayı başardı. 1927’den sonra ilk defa bu kupayı kazanmaya bu kadar yakın oldular.

Bu final, 1995 yılından sonra ilk defa ‘big 6’ olarak tabir edilen kulüpler dışında bir kazananı olacaktı. Aynı zamanda 1991’den sonra ilk defa ‘big 6’ dışında iki takım final oynayacaktı. Eğer Cardiff kazanırsa 1980’den sonra ilk defa Premier Ligi dışından bir takım şampiyon olacaktı. Yani birçok ilkleri barındıran bu final, büyük ilgi çekecekti.

17 Mayıs 2008’de bütün gözler Wembley’de oynanacak FA Cup finaline çevrildi. Yaklaşık 90 bin kişinin statta takip ettiği maçta başlama vuruşunu Portsmouth yaptı. Maça etkili başlayan Cardiff, pozisyonları buldu ama sonuca ulaşamadı. Kanu’nun bireysel becerisiyle girdiği poizsyonda kaleciye de çalım attı ama boş kalede direği buldu. 37. dakikada sağ taraftan Utaka’nın açtığı ortada kalecinin sektirdiği topta Nwankwo Kanu aradan ayağını sokarak topu ağlara gönderdi ve finalde takımını önde geçirdi. İlk yarının son saniyelerinde korner pozisyonunda Cardiff, karambolden golü bulsa da Glenn Loovens’in topu alırken elle oynaması gerekçesiyle gol iptal edildi. Portsmouth, yarıya 1-0 önde girdi.

İkinci yarıda karşılıklı etkili ataklar sonrasında istediği baskıyı yakalayamayan Cardiff City, maçın geri kalanında en azından maçı uzatacak golü bulamadı. Portsmouth, rakibini 1-0 yenerek FA Cup’ı 2. kez müzesine götürmeye hak kazandı. İki takımdan hangisi kazansa  ‘Peri Masalı’na dönecek bu hikayede mutlu sona ulaşan ve ‘Peri Masalı’nda kendine yer bulan Portsmouth oldu.

FA Cup, kaptan Sol Campbell’in elinde yükseldi ve maçın adamı ödülünü tek golü atan Nwankwo Kanu aldı. Sonrasında röportajında ‘’Hayatımın en güzel günü!’’ olarak tabir edecekti. Aynı zamanda teknik direktör Harry Redknapp’in 25 yıllık teknik direktörlük kariyerinde en önemli kupası oldu. Röportajında ‘’ Bir hayal gerçek oldu. Güzel bir gün oldu.’’ dedi.

FA Cup galibi Portsmouth, Premier Ligi galibi Manchester United’la Community Shield kupasında karşı karşıya geldi. Maçın 120 dakikası 0-0 biterken United, penaltı atışlarıyla kupaya uzanan taraf oldu.

Portsmouth, FA Cup sayesinde döneminin adıyla UEFA Cup elemelerine gitmeye hak kazandı. Eleme turunda Portekiz ekibi Vitoria Guimaraes ekibiyle eşleşti. İlk maçı İngiltere’de 2-0 Portsmouth kazandı. Rövanş maçında Portekiz’de ev sahibi 90 dakikayı 2-0 önde bitirdi ve uzatmaya gitti. Uzatmada iki gol atan Peter Crouch, Portsmouth’un gruplara kalmasında etkili oldu. UEFA Cup E grubunda Wolfsburg, Milan, Braga ve Heerenveen ile mücadele etti. İlk maçında Braga deplasmanından 3-0 mağlup ayrıldı. İkinci maçta evinde Milan’ı konuk ettiği maçta 2-2 beraberlikle ayrılmayı başardı. Üçüncü maçta Wolfsburg deplasmanında 3-2 kaybederek gruptan çıkma şansını kaybetti. Son maçta formalite icabı evinde Heerenveen ile karşılaşan Portsmouth, tek galibiyetini 3-0 aldı. 4 puanla 4. sırada kalarak UEFA Cup’a veda etti.   


2010/11 Fransa Ligi – LOSC Lille


    Liginde en çok şampiyon takım çıkaran ülkelerinden biri de Fransa Ligue 1’dir. 19 takımın şampiyon olduğu Fransa liginde birçok özel şampiyonluk hikayesi barındırır. Bunlardan biri de 10/11 sezonu çifte kupalı şampiyon LOSC Lille’dir.

10/11 sezonundan önce Lille, formda bir grafik sergilemiyordu. 04/05 sezonunda şampiyonluğa yaklaşmış olsalar da yavaş yavaş zirve yarışından uzak kaldı. 08/09 sezonunda teknik direktör Rudi Garcia ile anlaşan Lille, yavaş yavaş zirveye de yaklaşmaya başladı.

10/11 sezonuna çarpıcı transferlerle giriş yaptılar. David Rozehnal kiralanmış, Moussa Sow bedelsiz getirilmiş, Nicolas Fauvergue kiralıktan dönmüştü. Aynı zamanda Ludovic Butelle, Peter Franquart, Arnaud Souquet ve Idrissa Gueye takıma kazandırıldı. Takımda bulunan Adil Rami, Debuchy, Yohan Cabaye, Eden Hazard, Gervinho dikkat çeken isimlerdi. İlerideki sezonlarda ülkemizde de forma giyecek olan Aurelien Chedjou da takımın parçasıydı. Teknik direktör Rudi Garcia elindeki malzemelerden en iyisini çıkartmak zorundaydı.

Sezonun favorileri önceki 3 senenin şampiyonları sırasıyla Lyon, Bordeaux ve Marsilya’ydı. İşleri oldukça zordu ama anahtar oyuncuları vardı. Fakat lig istedikleri gibi başlamadı.

Ligin ilk 4 haftasında beraberlikle ayrıldı. 5. haftasında ilk galibiyetlerini aldılar ama oldukça geriden başlamışlardı. Son galibiyetle 8. sırada kendilerine yer buldular.

Bu arada Vaslui ile UEFA Avrupa Ligi elemlerinde karşı karşıya geldi. İlk maç deplasmanda 0-0 biterken Lille, turu evinde 2-0 almayı başardı ve UEFA Avrupa Ligi’nde gruplara kalmayı başardı.

Sonraki 5 haftada 2 galibiyet, 1 bearberlik ve 2 mağlubiyet alarak 10. hafta sonunda 8. sıradaki yerine geri döndüler. 10. hafta evlerinde Marsilya’ya karşı aldıkları 1-3’lük mağlubiyet, bu sezon evlerinde aldıkları tek mağlubiyet olacaktı.

UEFA Avrupa Ligi’nde C grubunda Sporting CP, KAA Gent ve Levski Sofia ile karşılaştı. İlk maçta Sporting CP’yi konuk eden Lille 1-2 mağlup ayrıldı.  Diğer maçta KAA Gent deplasmanında 1-1 berabere kalan Lille, grupta ilk galibiyetini Levski Sofia’ya karşı 1-0 aldı. 

10. haftadaki mağlubiyetten sonra uzun süre puan kaybı yaşamadılar. Liderlikle ilk tanışmaları 14. haftaya kadar sürecekti. 3 galibiyet ve 1 beraberlikle zirveye oturdular. 15. haftada Bordeaux karşısında 1-1 berabere kalarak liderliği kaptırdılar. Fakat diğer hafta 6-3’lük Lorient galibiyetiyle liderliğe tekrar oturdular ve uzun süre o koltukta yerini korudular.

Ligin ilk yarsının son maçına kadar puan kaybı yaşamadılar. 19. haftada Saint-Etienne beraberliğiyle ligin ilk yarısını lider tamamladılar.

Bu arada Fransa Kupası birinci tur maçları oynandı. Lille, birinci turda US Forbach takımıyla eşleşti. Deplasmanda 1-3’lük gibi kesin sonuçla üst tura çıkmayı başardı.

UEFA Avrupa Ligi’nde ise Levski Sofia deplasmanından 2-2 beraberlikle ayrıldı. Sporting CP’ye deplasmanda 1-0 kaybeden Lille, ikinci galibiyetini KAA Gent karşısında 3-0 aldı. 8 puanla 2. sırada grubu tamamlayan Lille, gruplardan çıkarak son 32 turuna katılmaya hak kazandı.

Ligin ikinci yarısına Nice deplasmanında başladılar. 0-2’lik bir skorla liderliğini devam ettirdiler. Bu arada Fransa Kupası’nın ikinci tur maçına çıktılar. ES Wasquehal ile evinde 1-0’lık galibiyetle son 16 turuna kaldılar. Lig maçına çıkan Lille, kayıp vermeden Lens’i 3-0 yendiler. Fransa Kupası’nın son 16 turunda rakip Nantes oldu. Kendi evlerinde maça çıkan Lille 90 dakikayı 1-1 beraberlikle tamamladı. Uzatmalarda da gol sesi çıkmayınca 120 dakika 1-1 beraberlikle sonuçlandı ve penaltı atışlarına gidildi. Penaltı atışlarını 3-2 kazanan Lille, toplam skorla Nantes’i 4-3 yenerek çeyrek finale çıkmayı başardı. 4 gün sonra ligde Auxerre maçına çıkan Lille, kupa yorgunluğunun ardından 1-1’lik beraberlikle ayrıldı. Zorlu süreci lider kapatmayı başardı.

Kupa maçına kadar 3 lig maçına çıkan Lille, bu süreçte 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak Fransa Kupası çeyrek final maçına çıktı. Montpellier’e mağlup olan Lille, şampiyonluk yarışında olduğu Lyon’la 1-1 berabere kaldı. Fransa Kupası çeyrek finalinde Lorient ile eşleşen Lille, kendi evinde ağırladığı rakibiyle 120 dakika yenişemedi. Tekrar penaltı heyecanı yaşayan Lille, 5-3’lük skorla bir kez daha kazanmayı başardı ve yarı finale çıkmayı başardı. İki kulvarda da kendini kanıtlayan Lille, güçlü bir rakip olduğunu kanıtladı.

Bu arada UEFA Avrupa Ligi son 32 turu maçlarına çıkan Lille, Hollanda ekibi PSV Eindhoven ile eşleşti. İlk maçına evinde çıkan Lille, rakibiyle yenişemedi ve 2-2 berabere ayrıldı. Deplasmanda PSV 3-1 kazanarak Lille’i UEFA Avrupa Ligi’nde saf dışı bıraktı.

Ligde sonraki 4 hafta galibiyet serisi yakaladılar. Bu serinin ilk maçı, şampiyonluk yarışının içinde olan Marsilya’ya karşı galibiyetti. Bu seri sürpriz Monaco mağlubiyeti ile son buldu. Bordeaux beraberliği ile kupa arasına girdi. Fransa Kupası yarı finalinde rakip OGC Nice oldu. İlk yarının sonunda ve ikinci yarının başında buldukları gollerle, deplasmandan 0-2’lik skorla finale çıkmayı başardı.

Ligde Lorient karşısında 1-1 beraberlikle ayrılan Lille, uzun süre sonra liderlik koltuğunu OGC Nice’i 4-2 yenen Marsilya’ya bıraktı. Fakat bu özlem fazla sürmedi. Diğer hafta Auexerre karşısında Marsilya 1-1 berabere kaldı. Lille ise AC Arles karşısında 5-0’lık skorla liderliği adeta gözdağı vererek geri aldı. Final öncesi iki maçta da galibiyet alarak Fransa Kupası finaline hazırlandı.

Fransa Kupası finalinde rakip önceki senenin kupa galibi PSG’ydi. PSG’de birinci turdan kupaya katıldı. Sırasıyla Lens’i evinde 5-1, SU Agen’i deplasmanda 2-3, Martigues’i deplasmanda 1-4, Le Mans’ı evinde uzatmalarda 2-0 ve SCO Angers’ı deplasmanda 1-3 yenerek tekrar finale çıkmayı başardı.

Fransa Kupası finali, Lille ve PSG arasında oynandı. PSG, son kupa galibi olarak favori konumda olsa da Lille’in ligde ve kupada yaptığı işler, maçın kolay olmayacağının göstergesiydi. Maç, gol sesi olmadan sonlara geldi. 88. dakikada Lille, sağ kanattan serbest vuruş kazanmıştı. Topun başına geçen Ludovic Obraniak topu uzak direğe nişanladı. PSG kalecisi Coupet, topun dışarı çıkacağını düşünerek topa hamle yapmadı ve top, arka direğe çarparak ağlarla buluştu. Lille son dakika kupaya uzanmıştı. ‘Peri Masalı’nın bir parçasıydı ama sonu değildi. Çünkü Lille, asıl hedefi olan lige geri dönmüştü.


Lille, ligdeki son 3 maçında hata yapmazsa uzun süre sonra tekrar mutlu sona ulaşabilirdi. Dönüşü galibiyetle oldu. Sochaux karşısında evinde 1-0 galip ayrılırken, en yakın rakibi Marsilya berabere kalmıştı. Diğer hafta kupa finalindeki rakibi ile Paris’te karşı karşıya gelen Lille, PSG ile 2-2 berabere kaldı. Fakat Marsilya bir kez daha berabere kalarak Lille’in şampiyonluğu ilan etmesini 1 hafta öne çekti. Lille, son haftaya kalmadan şampiyon oldu. Son hafta Rennes karşısında 3-2 galip ayrılarak ligin resmi olarak şampiyonluğunu ilan ettiler. ‘Peri Masalı’nda istenen son gelmişti. Lille, 10/11 sezonu Fransa Ligue 1’in şampiyonu oldu.

68 golle ligin en çok gol atan takımı oldu. Takımın en golcüsü 25 golle Moussa Sow oldu. Onu 15 golle Gervinho ve 7 golle Hazard takip etti. Asist krallığında ise Gervinho ve Hazard 11 asistle liderliği paylaştı. Cabaye 9, Sow 6 asistle takımına destek oldu.

Lille, 53/54 sezonundan sonra, 57 sene sonra tekrar şampiyonluğa ulaştı. 10/11 sezonunu çifte kupa ile kapatan Lille, taraftarlarına ‘Peri Masalı’nı en içten şekilde yaşatmayı başardı. 


 1994/95 PL – Blackburn Rovers


Premier Ligi’nin sürpriz şampiyonu Leicester City, günümüzde herkes tarafından bilinen en meşhur futbol hikayelerinden biridir. Büyüklerimizin bildiği bir ‘Peri Masalı’ hikayesi daha var; Blackburn Rovers’ın hikayesi.

Liverpool efsanesi teknik direktör Kenny Dalglish, takımda 4. yılına başlayacktı. Takımında Alan Shearer, Tim Flowers, Tim Sherwood, Graeme Le Saux gibi önemli oyuncuları bulunuyordu. 94/95 senesi öncesi takıma rekor transferle 5 milyon Pound ücretle Norwich City’den forvet Chris Sutton transfer edildi. Aynı zamanda Robbie Slater, Shay Given, Tony Gale, Tony Carss ve Jeff Kenna takıma kazandırıldı. Başkan Jack Walker, takım için cebinden bile para çıkararak takımın üst sıralara oynamasını istiyordu.

Lig başlamadan önce Manchester United ile Community Shield’ın o zamanki adıyla FA Charity Shield’da karşı karşıya geldi. United, hem önceki sezon ligi hem de FA Cup’ı kazanarak finalde oynamaya hak kazandı. Rakip ise Premier Ligi’nin önceki sezonunda ikinci olan Blackburn Rovers oldu. Cantona(P) ve Ince’nin golleriyle United, lige kupayla başladı. Blackburn Rovers, sezona kupayla başlama şansını değerlendiremese de bu burukluğu lige taşımadı.

Blackburn, sezona Southampton deplasmanında başladı. İkinci yarı Alan Shearer’ın beraberlik golüyle maç 1-1 bitti. Ligin ilk galibiyetini 2. hafta evlerinde Leicester City’i konuk ettiği maçla alacaktı. Evinde 3 puanı 3 golle aldı. İlk 5 hafta sonunda 3 galibiyet ve 2 beraberlikle 3. sıraya oturdu. Bu arada UEFA Cup elemelerinde İsveç ekibi Trelleborg ile eşleşmişti. Evinde Blackburn sürpriz şekilde 0-1 yenildi. Rövanş maçı öncesi ligde iki maça ve EFL Cup’ta bir maça çıktı. EFL Cup’ta Birmingham’ı evinde 2-0 yendi. Ligde, Chelsea ve Aston Villa karşısında galip gelerek İsveç deplasmanına gitti. İsveç’te Trelleborg deplasmanında 2-2 berabere kaldı ve UEFA Cup’tan elendi.

8. hafta ligde ilk mağlubiyetini aldı. Norwich City’e deplasmanda 2-1 kaybetti. EFL Cup’ta Birmingham deplasmanında 1-1 berabere kalarak bir üst tura çıktı. Bir diğer EFL Cup eşleşmesi için 3 zorlu lig maçını geçti. Newcastle United’a karşı deplasmanda 1-1 berabere kaldı. Geri düştüğü Liverpool maçında da geri dönmeyi başararak 3-2 galip geldi. Diğer hafta evinde şampiyonluk rakibi Manchester United’ı konuk etti. İşler istenildiği gibi gitmedi ve 2-4 mağlup olarak ligde 11. haftayı 3. sırada kapattı. EFL Cup üçüncü turda evinde Coventry City’i konuk ettiği maçta 2-0 galip ayrılarak bir üst tura çıkmaya hak kazandı.

12. haftada Nottingham Forest maçıyla başlayan galibiyet serisi 7 maç sürdü. 14. hafta 2-0 kazanılan Tottenham galibiyetinin ardından liderlik koltuğuna oturan Blackburn’de her şey yoluna girmeye başlamıştı. Kasım ayında ligde mağlup olmayan Blackburn’de teknik direktör Kenny Dalglish ‘Ayın Teknik Direktörü’, Alan Shearer ve Chris Sutton ‘Ayın Oyuncuları’ seçilmişti. Bu başarı taraftarı da heyecanlandırmıştı. Kasım ayının son gününü EFL Cup dördüncü tur maçında Liverpool’a 1-3 mağlup olarak elenmelerine rağmen ligde işler yolundaydı.

Bu seri 19. hafta, Leicester’a karşı alınan 0-0’lık beraberlik dışında, 24. haftaya kadar sürdü. Bu uzun namağlup seri, takım için oldukça moral ve özgüven kaynağı oldu. 24. hafta en büyük rakibinin evinde, Old Trafford’da United’a 1-0 mağlup oldu. Blackburn, bu sezon sadece Manchester United’a karşı puan alamadı. Bu arada FA Cup’ta Newcastle United ile eşleşen Blackburn, deplasmanda 1-1 ve evinde 1-2 kaybederek FA Cup’tan da elendi. Kupalarda istediği sonuçları alamayan Blackburn’ün elinde artık sadece Premier Ligi kaldı.

Manchester United maçından sonraki 3 haftada 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak tamamladı. Son maçta Tottenham’a alınan 3-1’lik mağlubiyet sonrası liderliği kaptırdı. Sonraki 10 maçlık namağlup seri yakalayan Blackburn, 29. haftada evinde 2-1’lik Wimbledon galibiyetinden sonra liderlik koltuğunu tekrar kazandı. İki haftalık koltuk sevdası, ligin sonuna kadar ellerinde tutmaları için oldukça önemli bir gerçeklik oldu.

Blackburn, 38. haftaya kadar sürdürdüğü namağlup serisini Manchester City’e karşı evinde ikinci mağlubiyetini aldı. Evinde iki kez mağlup olan Blackburn, bu maçların ikisini de Manchester ekiplerine karşı oynadı.

Son 5 haftaya girilirken Blackburn taraftarı şampiyonluğa kenetlenmişti. City mağlubiyetinde şaşkınlık geçirse de, United Chelsea ile berabere kaldı. Aradaki 5 puan farkını koruyarak şampiyon olmak istiyorlardı. 39. haftada iki takımda galip geldi. 40. hafta Blackburn West Ham deplasmanından eli boş döndü. United ise evinde galip gelmişti. Bir anda puan farkı 2’ye düştü ve son haftalar tansiyon oldukça arttı. 41. hafta iki ekipte hata yapmadı. Blackburn, kazanması halinde mutlu sona ulaşacak ve hedefini tamamlayacaktı. Fakat son hafta büyük bir heyecana sahne olmuştu.

Lider Blackburn Liverpool deplasmanına çıkacaktı. Takipçisi United ise West Ham deplasmanındaydı. Blackburn, Shearer’ın golüyle ilk yarıyı önde tamamladı. United ise ilk yarıyı 1-0 geride kapattı. İlk yarı sonucunda herkes sonucun belli olduğunu düşünüyor ve ikinci yarıyı beklemeden ligin tamamlandığını düşünüyordu. İkinci yarıda önce United beraberliği yakaladı. Sonra Liverpool Blackburn karşısında beraberlik golünü bulmuştu. İki takımda birbirlerinden gol haberi bekleyerek maçı en iyi derecede bitirmenin yollarını aramaya başlamıştı. Son dakikalara girildiğinde gol sesi Blackburn’ün maçından gelmişti. Fakat beklenenin tersine, gol sesi Blackburn’ün kalesinden geldi. Eğer United atabilirse bütün sezonu tersine çevirecek şampiyonluk golünü bulmuş olacaktı. Maçlardan başka gol sesi gelmedi. Blackburn kaybederek 89 puanda kaldı. United ise berabere kalarak puanını 88’e yükseltti. Son düdükle beraber ligin bitiş düdüğü geldi ve Blackburn şampiyon oldu. 2 sezon önce Premier Ligi’ne çıkan Blackburn, 3. sezonunu şampiyon tamamlamayı başardı. ‘Peri Masalı’nı gerçekleştirdi ve önceki sezon kaçan şampiyonluk bu sefer gelmişti. 3. Ve son şampiyonluğunu kazanan Blackburn Rovers, 94/95 sezonu Premier Ligi şampiyonu olarak ‘Peri Masalı’nı gerçekleştirmeyi başardı.

Sezonun en çok gol atan takımı oldular. Bu yükü 34 golle ‘Gol Kralı’ olan Alan Shearer çekmişti. Rekor transfer Sutton, takımına 15 golle katkıda bulundu. Aynı zamanda 13 asistle Shearer, takımın lideriydi. Sutton’da ona 10 asistle yardımcı oluyordu. Bu ikili, ileride bütün yükleri başarı ile taşımıştı. Kenny Dalglish ‘Sezonun Teknik Direktörü’ seçildi. Alan Shearer ‘PFA Yılın Erkek Oyuncusu’ ödülünü kazandı. Sezonun takımına kaleci Flowers, defanslar Colin Hendry ve Graeme Le Saux, orta sahada Tim Sherwood ve forvetlerde Chris Sutton ve Alan Shearer kendilerine yer buldu.

Bu şampiyonluk Premier Ligi tarihinin en değerli şampiyonluklarından biri oldu ve birçok ‘Peri Masalı’na ilham oldu. Bu ‘Peri Masalı’nda da bütün heyecanlar sonuna kadar yaşandı.

Blackburn, diğer sezon Şampiyonlar Ligi’ne direkt olarak katıldı. B grubunda kendine yer bulan Rovers, grupta Spartak Moscow, Rosenborg ve Legia Warszawa ile eşleşti. İlk maçında Spartak Moscow’u konuk eden Blackburn 0-1 mağlup ayrıldı. Sırasıyla Rosenborg ve Legia Warszawa deplasmanına giden Blackburn, 2-1 ve 1-0 mağlup olarak ilk 3 maçtan puan alamadan son sırada kendini buldu. 4. hafta ilk puanın aldı ve Legia Warszawa ile evinde 1-1 berabere kaldı. Deplasmanda Spartak Moscow’a 3-0 yenilen Blackburn, son hafta evinde Rosenborg’a adeta patlayarak 4-1 galip ayrıldı. Fakat bu sonuçlar yeterli olmadı ve 4 puanla son sırada kalarak Şampiyonlar Ligi hayalleri erkenden sona erdi. 

Ayrıca 95/96 sezonu başında Kenny Dalglish, genç Fransız oyuncu Zinedine Zidane transferini istemiş fakat başkan Jack Walker transfere onay vermemişti. Belki de başka bir başarıda direkten dönüldü.

            


Yorumlar

Popüler Yayınlar